
Zamanım yok, yetişmiyor diye panik oluyorum. "Panik yok, işler yetişir" yazılı panoları duvarlara asanlar gerçekten öyle mi hissediyor? O kağıdı asla asmam. Bana faydası olmaz. Ben zaman insanıyım. Belki en tuttuğum ve yaşantıma en çok uyan sözlerden biri "vakit nakittir". Öyle çok yapmak istediğim şey var ki, ama zaman yetmiyor. Zaman yok diyen uyuşuklardan değilim. Panik olmayan heyecansız insanlardan da değilim. Çalışmıyorum bu aralar; zaman çok olmalı ama niye masamda herşey yığılı? Programlarıma uyuyorum ama bu birikintileri eritemiyorum. Çok mu dallandırıyorum? Bir taraftan yaklaşan evlilik yıldönümümü geçireceğim bir arkadaşımın da aynı güne gelen düğün gecesine adeta cosmo kızları gibi hazırlanıyor, bir taraftan yeni tarifler deniyor, indirim fırsatlarından yararlanmaya çalışıyor, gitmediğim yazlık yerlerin özlemini kuruyor, yeni bulduğum hobi malzemelerini toplama çalışıyor, kızıma yeni birşeyler öğretmeye uğraşıyor, ona yeni oyunlar öğretiyor, kitabımı bitirmeye uğraşıyor ve üstüme kalan tüm ev işlerini deviriyorum. Ben mi rahatsızım? Sanki zorunlu bir deadline var, yok benim kendi kurduğum bir deadline var..Bugün bir daha yaşanmayacak. "Bir nehirde iki kere yıkanılmaz" Kalk, koş, yetiş, yap, bitir.. Sen anca böyle rahat edersin...

MISIRLI ÇORBA
1 adet haşlanmış taze mısır
1 adet kuru soğan
4 çorba kaşığı zeytinyağı
4 su bardağı su
1 adet patates
Yarım su bardağı mısır unu(marketten alınmış)
1.5 su bardağı süt
Tuz, karabiber, nane, acı pul biber
Yemeklik doğradığınız soğanı zeytinyağıyla kavurun. Suyu ilave edin. Kaynayınca soyup küçük küpler halinde doğradığınız patatesi atın. Yumuşayıncaya kadar pişirin. El blenderi ile ezin. Mısır ununu çok az su ile karıştırıp tencereye ilave edin.Devamlı karıştırın. Sütü de dökün. Haşlanmış mısırın tanelerini bıçakla keserek koçanından sıyırın ve tencereye ekleyin. Tuz, karabiber ve nane ilave edip 10 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın. Afiyet olsun.
Özellikle çocuklar için çok besleyici, değişik bir alternatif...
Not 1: Mısır yiyen kuşun fotoğrafını, bize bu haftasonu misafir olan bir arkadaşımız çekti. Ailem benden sonra en fazla fotoğraf çeken bu kızı çok sevdi...Ebrucum haftasonumuza tatlı duruşunla, bloguma fotonla renk kattın...Teşekkürler, sevgiler
Not 2: Canım Kocacım; masayı ve buzdolabını ve evin bilumum yerlerini kağıtlarımdan ve notlardan kurtar, as artık şu magnetli panomu...öpüyorum seni aşkım.
|