Blogcu - Turkce ucretsiz blog Guncel bloglar Aktif blogcular Ucretsiz blog

Blogcu - Turkce ucretsiz blog Guncel bloglar Aktif blogcular Ucretsiz blog

Sık kullanılanlara ekle




Cool Slideshows
www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

Scroll images by bigoo.ws

Cin ve cins fikirleri paylaşalım... - Blogcu

Cin ve cins fikirleri paylaşalım...

20/12/2007 - BUGÜN BAYRAM, ERKEN KALKIN ÇOCUKLAR:)))

Sevgili Arkadaşlarım,

BUGÜN BAYRAM;

Umarım siz de benim gibi "Bugün Bayram erken kalkın çocuklar" şarkısını mırıldanarak neşeyle uyanmışsınızdır...Babamın eksikliğine, akrabalardan uzak olmama ve bu bayram da harçlık almayacağıma(annem gene verir de ) rağmen aileme bayram sevinci yaşatmaya çalışacağım. Sizler de sevdiklerinizle güzel gerçek bir Bayram yaşarsınız umarım...İyi bayramlar..

 

Bayramda hala bişi yapamadım diyenler için arşivimdem acil pratik tarifler için buyrun,

 

Meyve Aşuresi http://cincinsfikirli.blogcu.com/3007334/

 

 

Un helvası http://cincinsfikirli.blogcu.com/4434548/

 

 

Fırında İrmik Tatlısı http://cincinsfikirli.blogcu.com/2962420/

 

 

Herkesin sofralarının dolduğu, karınlarının afiyetle doyduğu bir Bayram olsun...

Sevgiler..

9 YorumYorum yaz!Bağlantı

14/12/2007 - ELMALI BENYE(ELMA KIZARTMASI)

Derya Baykal'ın programında gördüğüm bu tarifi hemen denedim. İkram ettiklerim öyle çok beğendiler ki bayram için değişik bir tatlı alternatifi bulduklarını ve yapacaklarını söyleyip hemen tarifi aldılar...Evet kesinlikle tavsiye ederim. İyi bir yemek üzerine 2 dilimlik bir porsiyon bir kişiye yeterli geliyor.

 

ELMALI BENYE

Malzemeler
 
4 adet elma(tatlı ve sert olacak)

1 su bardağı un

1 su bardağı süt

2 adet yumurta sarısı

½ paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz

ŞURUBU İÇİN
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı su

 

Pudra şekeri ve/veya tarçın, ceviz(en son servis aşamasında)


Yapılışı

Şekerle,su kaynatılıp şurup hazırlanır. Soğutulur. Kaseye un, yumurta sarısı, süt, kabartma tozu ve tuz konulup boza kıvamı alacak şekilde çırpılır. Elmalar kabukları soyulup, halka halka(kalın enli) doğranır. Bulamaca batırılıp, kızgın yağda kızartılıp, şuruba atılır. Şuruptan çıkarılıp üstüne pudra şekeri ve/veya tarçın serpilip, ceviz koyularak servis yapılır.
 

 

Fotoğraftaki yılbaşı ağacını edasuner'in sayfasında görmüştüm. Önerdiği linkten bu ağacın maketini kalın bir kağıda baskı aldım, sonra kestim ve yaptım. Kızdardeşim ofisteki masasına renk kattım...

http://www.edasuner.com/?s=y%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1+a%C4%9Fac%C4%B1

 

6 YorumYorum yaz!Bağlantı

13/12/2007 - KREMALI(KAYMAKLI) POĞAÇA

 

Bu aralar ev hayatımda bir takım değişikler var, evde artık yeni biri var...Kızıma bakacak birini buldum sonunda...Günlerimiz yeni kişinin evi tanıması, işleri öğrenmesi ve kızımın ona alışması için yaptığımız antremanlarla geçiyor. Arada da konuklarım oluyor. Bu da torununu görmeye gelen dedesi için yaptığımız poğaçalar.

Müthiş marifetli adaşım Banu'nun kibeleninmutfagında pişirdiği görünce yapmalıyım dediğim poğaçaları..

Adı kaymaklı poğaça, kaymakla yapıldığı için..İsterseniz kremayla yapabilirsiniz demiş, ben de öyle yaptım. İçine ezine ve yarım yağlı beyaz peynir karışımı koydum. Şahane bir lezzeti vardı ve dediği gibi ağızda dağılıyordu. Dişlerini çektiren dedenin tam damağına göreydi. Uzun süre de bayatlamıyorlardı..Bu ölçü ile(el ayasında açılan yuvarlak bezeler) aşağı yukarı 40 adet poğaça çıktı. Ben de Banu gibi tavsiye ederim. Benim küçüğün elleri de fotoğrafıma renk kattı, o da bu poğaçaları çok sevdi.Tarifi için adaşımın sayfasına buyurun.

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

1/12/2007 - LORLU KURABİYE

Yılın en çok iki ayını seviyorum. Biri Mart biri de Aralık. Mart ayı kışın bitmesi ve baharın geleceğinin habercisi ve doğumgünüm olması nedeniyle, Aralık ayını da yeni yılın geliyor olması sebebiyle...Her 2 ayda da kendimi çocuk gibi heyecanlı ve şımarık hissediyorum. Yeniyıl demek bir sürü ışıklı sokaklar, yılbaşı ağacı kurmak ve dekore etmek ve en güzeli de bir sürü hediye alıp paketlemek demek, kartlar hazırlamak, dostları hatırlamak, arkadaşlarla yılbaşı partileri yapmak demek...

Heyecan benim için başlamışken yılbaşına özel kurabiyeler de yapmak istiyorum..Yılbaşı partilerinde dostlara özellikle de çocuklara ikram etmek üzere...

İşte bu Lorlu Kurabiye de bu amaçla hazırlandı.

Bu yapımı basit, yemesi keyifli leziz kurabiyeleri, ister çayın, ister sıcak çikolatanın isterseniz de kahvenin yanında servis yapabilirsiniz...Pişman olmayacaksınız...

 

LORLU KURABİYE

Hamuru için:

150 gr. margarin veya tereyağı(oda sıcaklığında erimiş)

3 su bardağı un
2 su bardağı toz şeker
250 gr. tatlı lor peyniri
1.5 çay kaşığı şekerli vanilin
1/2 çay kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı hamur kabartma tozu

Kaplama(glaze) için(dilerseniz):

1 su bardağı pudra şekeri
Süt(tam ölçü yok)

Süs şekerleri

 

Fırını 175 derecede ısıtın. Büyük bir kabın içinde tüm hamur malzemelerini karıştırın ve hamur haline gelene kadar yoğurun. Fırın tepsilerine yağlı fırın kağıdı serin. Küçük hamur parçalarını yuvarlayıp tepsiye dizin, fırına verin. Yaklaşık 10-15  dakika içinde altları açık kahverengi olunca fırından alın.

1 dakika soğusunlar, sonra telin üzerine alın  tamamen soğusunlar.

 

Öte yanda bir tencereye pudra şekerini koyun. Üzerine çok az(yemek kaşığı ile) süt ilave edin. Kısık ateşte karıştırın. Böylece beyaz ince bir  kaplama sosu(glazür) yapıyoruz. Glaze kıvama gelince ocağı kapatın.

 

Soğumuş kurabiyelerin üzerine glaze'i sürün. Üzerine de şekerleri koyun.

 

Servise hazırlar..

Afiyet olsun.

 

 

 

 

Not: Kurabiyeler 3.gününe girdi ve hala yumuşacıklar...

 

Not 2: Kurabiye süsleme konusunda uzman arkadaşlarımdan Ebru'cuğumdan (www.ebruakin.blogcu.com) glazürle ilgili bilgi istediğimde bana aşağıdaki yazıyı göndermiş, merak edenler için paylaşmak istedim:

Canımın için glazür ile royal icing aynı şey mi demişsin. Pek değiller ama kullanım yerleri benzer.
Royal İcing; yumurta akı, pudra şekeri ve azıcık limon suyu ile yapılıyor.
Glazür; pudra şekeri ve su veya süt ile.

Detaylı ve gösterişli bir süsleme yapmak istiyorsan royal krema ile, sadece basit bir hoşluk olsun diyorsan glazür ile süsleme yapmanı tavsiye ederim. Royal kremaya yazı kreması da deniyor,pasta veya kurabiyelerin üzerine yazı yazarken de bu kremayı kullanıyorlar. Hemen donan bir yapısı var. Glazür daha sıvı kıvamlı ve daha uzun sürede kuruyor.

Royal kremanın kullanım alanları çok ama en kötü yanı içinde çiğ yumurta olması. Bunun için pastörize yumurta tozu kullananlar da var ama nerden bulacağını bilemiyorum. :) Ben hiç denemedim.

12 YorumYorum yaz!Bağlantı

29/11/2007 - PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ TARİFLERİ,5- İÇİNDE Bİ BEN YOKUM POĞAÇASI:)

 

 

Sevgili Nurcan; güzel blogu yenitadlar'da tıklanma rekorları kıran iştah açıcı bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Ben de çayın yanına güzel gidecek bu içindeki malzemeyle insanı mesteden sıcacık poğaçayla katılayım istedim. Hepinize ağıztadıyla geçireceğiniz sıcacık günler dileklerimle, sevgiler...Nurcana da kolay gelsin

 

İÇİNDE Bİ BEN YOKUM POĞAÇASI

 

Malzemeler:

Hamuru için: 

1 su bardağı ılık süt

2 tatlı kaşığı şeker

1 tatlı kaşığı tuz

2 tatlı kaşığı maya

1 yumurta(akı hamurun içine, sarısı poğaçaların üstüne)

1 çay bardağı zeytinyağı

aldığı kadar un

 

İçi için:

Çemeni alınmış pastırma dilimleri, 7-8 adet parçalara bölünecek.

Yarım su bardağı kadar kurutulmuş domates parçaları

Yarım su bardağı peynir(ben beyaz peynir rendesi ve lor karışımı kullandım)

6-7 adet maydanoz(incecik kıyılmış)

 

Yapılışı:

  • 2 su bardağı una maya, şeker ve tuzu karıştırın, yumurta akını ve zeytinyağını da ekleyip yoğurun. Ilık sütü ekleyip yoğurmaya devam edin. Ele yapışan bir hamur elde edene kadar un ekleyip üstünü kapatın ve 1 saat mayalandırın.
  • Kurutulmuş domatesleri yumuşasın diye 10-15 dakika sıcak suda bekletin. Süzün.
  • Peynir, domates ve maydanozu karıştırın.
  •  Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp ayamızda açtığımız bu bezenin yarısına karıştırdığımız  iç malzemesini ve bir parça pastırma yerleştirin sonra ağzını kapatın. Üzerine yumurta sarısı sürüp yarım saat daha mayalandırın. Susam serpip 200 derecedeki fırında pişirin.

Afiyet olsun...

 

9 YorumYorum yaz!Bağlantı

18/11/2007 - FACEBOOK MAMALARI 1-BAYATLAMAYAN POĞAÇA, 3 çeşit PEYNİRLİ

 

 

 

Hala facebook'a üye olmadınız mı? Bu çılgınlığa hayır mı dediniz. Neler kaçırıyorsunuz neler...

Facebook'a sadece bir mail adresi ve alacağınız bir şifre ile üye oluyorsunuz. Hepsi bu. Adınız - Soyadınız ve fotoğrafınız(profil resmi) tüm Dünya tarafından görülüyor. Bu ne demek biliyor musunuz? İzini kaybettiğiniz herhangi bir dostunuzu, akrabanızı eğer üye olmuş ise facebook'ta bulabiliyorsunuz.

Ben onlarcasını buldum bile. En sevdiğim ilkolkul sıra arkadaşımı buldum. Yıllar bizi ayırmıştı, yeniden hiç kopmamışcasına yazışıyoruz, yakında buluşacağız. Ve daha bir sürü arkadaşımı buldum, kurslardan,okuldan, üniversiteden, apartmandan, mahalleden, kısaca her yerden...Birilerine zaman ayıramamış vefasız dostların işine de geldi bu, yazışmak kolay geldi onlara. Sevindiler haber aldıklarına böyle pratik bir yöntemle.

Albümümüzden bilinen bilinmeyen tüm fotoğrafları paylaşıyoruz. Yorumlar, eskileri anmak çok güzel. Ama bir de kıskanç eşler var ki, sormayın gitsin:))Bir grup fotoğrafında eşini gören arkadaşımızın karısı "ay bu fotoğraf yıllardır evde elime geçip durur, bir de burda karşıma çıktı" gibi yorum yazınca bazıları için facebook'un evdeki huzuru kaçırabileceğini görüyorsunuz:)

Yıllarca haber alamadığım bir çocukluk arkadaşımı buldum facebook'ta, bir kere yazıştık. Ama ben daha hiçbir adresini not almamışken o facebook'tan çıkıvermiş. Neden ki? İlgilenemedi sıkıldı ya da evdeki eş bazı şeylere kızdı!!!

Facebook arkadaş bulmanın yanı sıra onlarla iletişimi koparmamanız için devamlı yeni oyunlar aktiviteler hazırlıyor. Arkadaşlarına sevimli notlar ve hediyeler gönderebiliyorsun, onları ısırıp vampir oluyorsun, resimler, videolar gönderebiliyorsun, onları karşılaştıran testler yapıyorsun, yani devamlı onları hatırlıyor ve kendini unutturmuyorsun.

İşte facebook çılgınlığı. Bazen kafanı kaldıramıyorsun ve bıktım bu facebooktan diyorsun ama tam da o anda seni yeniden canlandıracak bir aktivite oluyor.

Eski çocukluk arkadaşlarımdan biri de şimdi evli ve çocuklu olduğu halde eski kız arkadaşını eklemiş arkadaş listesine, bak sen! Sürekli rahatsız edip uyarıyorum onu:)))

Evet işte facebook; kimi iyi amaçla kimi de kötü emellerine alet ederek kullanıyor. Kimi güzel vakit geçiriyor, kimi de vakit öldürttüğü bu saçma olayla ilgilenmek istemiyor, sadece 3 kere görüştüğü insanı arkadaş kabul edip fotoğraflarını değil hiçbir şeyi paylaşmak istemiyor. Tercih size kalmış.

 

 

Facebook aracılığıyla tekrar yazıştığım formasyon kursudan vefalı bir arkadaşım bana geldi, ben de ona bu poğaçayı hazırladım.

Bunlara FACEBOOK MAMALARI diyeceğim bundan sonra...

Bu "bayatlamayan poğaça" blogculardan bir çoğunun yaptığı bir poğaça. En son Ebrucuğum yapmıştı. Tarif için buraya tıklayın. Ben içine 3 çeşit peynir koydum; beyaz peynir, tatlı lor peyniri ve kimyonlu mozzarella. Biraz da maydanoz. Yuvarlak bezeleri el ayasında açıp içine malzemeyi koyup kapattım.

Fırından çıktığında müthişler, YUMUŞACIK VE LEZİZ, ertesi güne çok az bayatlıyorlar..

Afiyet olsun...

 

8 YorumYorum yaz!Bağlantı

10/11/2007 - ELMALI KAKAOLU KEK

Arabamın vizesi geçmiş, 2 ay sonra farkettim o da tesadüfen. Biz kadınlar arabalarımız konusunda ne kadar da ilgisiz oluyoruz. Tüm araba işlerini üzerine alan eşim sadece benim yapmamı beklediği iş olan araba yıkatmayı 2 aydır yapmadığım için alaycı yorumlarına maruz kalıyorum. Of ona hiç vaktim olmuyor. Vize işiyle ilgilenmeyi seviyorum her nedense. Bir takipçiye verelim önerisini reddediyorum. Vizemi en son 2005'te yaptırmıştım. Kızıma 6 veya 7 aylık hamileydim o zaman. Arabasını muayeneye getiren en şişko kadın bendim!! Zaten pek kadın olmuyor:))

Vizeye gittiğimde 2 tane trafik cezam çıktı. 2003 senesinden hem de!!!Bu nasıl oluyordu?2005'te vizeye giren arabamın tüm borçlarını o zaman ödemiştim. Bunu araştırmak için Taşıtlar Vergi Dairesi'ne gittim(üşenmedim gittim valla).

Devlet daireleri ile ilgili sorunum var benim. O loş, ışığı az, eski moda lambrili ferahlıktan uzak ofisler canımı sıkar benim. Heryerde bir sürü dosya evrak...Örgü ören kadınlar...

O kargaşa içinde rutin işler yapmaktan sıkılmış mutsuz çalışan ordusu...

Gene aynı manzarayla karşılaşma sıkıntısı içinde girdim daireye. Manzara aynıydı, eskiye göre tek değişen şey bilgisayarların eklenmiş olmasıydı. Dairede tek hayata dair özel şey yeşil iç mekan bitkileriydi.

Özel şirketlerin aksine ne çok yeşil bitki olur devlet dairelerinde. Ama kimsenin masası derli toplu değildir, bir de onun özel hayatına ilişkin bir şey içermez. Resmidir masa da! Bir tek yünler vardır:)))

Tüm bunlar alışık olduğumuz manzara da beni en çok etkileyen kadınlarla ilgili bir şeydi. Çok kadın çalışanın olduğu bu dairede kadınların sabah uyandıkları gibi evden çıkıp gelmiş olmalarıydı. Daireler ne kadar resmiyse kadınlar o kadar sivildi!!! Ben de boyaya batsınlar, tayyörler giysinler demiyorum ama insan çalıştığı yere, hele de insanlarla birebir yüzyüze geldiği ön masada çalışan olarak bu kadar kılıksız olmaz ki!!Kendine bakmayan kadın çirkin kadındır dedikleri bu olsa gerek. Hiçbirinin saçları taranmamış, birer kelebek tokayla tutturulmuş, sanki evde temizlik yapıyor edasında karmakarışık saçlar, pazara gidiliyormuş gibi özensiz seçilmiş kıyafetler, bir rujdan bir allıktan nasibini almamış soğuk beyaz yüzler...Beyler ise daha bakımlı, takım elbiseler içinde daha şıktılar.

İnsan işe giderken biraz daha özen göstermeli, çalışan kadın biraz daha imkanlarını zorlayıp  ufak  rötuşlarla bakımlı olabilmeyi başarmalı.

Bugün "prezantabl" denen sıfat tüm adaylarda aranan bir nitelik olmuşken bunu bu kadar umarsamamak önce kendine haksızlık, sonra eşine ve tanıdıklarına sonra da iş arkadaşlarına saygısızlık değil midir?

Görüntüyü bozan bir şey daha vardı; hem de en kötüsü...Herkese hala "sen" diye hitap eden ve başından savmaya çalışan çalışanlar...

"Sen" hitabını kullanmamayı ve "siz"li, karşısındakini küçümsemeden konuşan resmi daireye yakışan saygılı temiz ve özenli giyimli çalışanlar oldukça ben kaçmayacağım bu dairelerden...Kendileri de belki daha mutlu olacaklar bu önerilerimize kulak asarken...Umarım...

 

 

 Bu arada trafik cezasını ödedim(3 mislini!) Vizeden başarıyla geçtim. Eve geldiğimde canım çoook tatlı istiyordu. Ben de evdeki malzemelerle ne yapacağımı araştırırken bu tarifi buldum. Çok da güzel oldu(şekeri azdı sadece, siz denerseniz fazla şekerle yapın derim)

 

 

 

ELMALI KAKAOLU KEK

Malzemeler:

3 yumurta

1 su bardağı şeker (biz ailece şekeri yetersiz bulduk, ölçüyü 1.5 su bardağı yapmalı)

1 su bardağı süt

1 su bardağı sıvıyağ

3 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

1 adet elma

1 çay bardağı ceviz

1 çay bardağı üzüm

1 tatlı kaşığı tarçın

2 corba kaşığı kakao

Yapılışı:

Yumurtaları şekerle boza kıvamına gelesiye kadar çırpın.

Arkasından süt, sıvıyağ ilave edin.

Elmayı soyup, küp şeklinde doğrayın. Yarım tatlı kaşığı unla harmanlayın.

Yumurtalı karışıma un, kabartmatozu , vanilya ve kakaoyu ilave edin.

En son olarak da elma, üzüm ve cevizi ilave edin.

Karışımı fazla bekletmeden herhangi bir kek kalıbına boşaltın.

Önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında 40-45 dakika pişirin. Fırını kapatarak 10-15 dakikada fırının içinde dinlendirin

Afiyet Olsun.

 

 

 

11 YorumYorum yaz!Bağlantı

27/10/2007 - SARIMSAKLI EKMEK

 

SARIMSAKLI EKMEK

6 adet tost ekmeği

80 gr. tereyağı

4 diş ezilmiş sarımsak

Tuz - karabiber

Üzerini süslemek için:

Yeşil soğan

Maydanoz

 

Tereyağını, sarımsak, tuz ve karabiberle karıştırın.

Tost ekmeklerinin üzerine sürün.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serin ve tepsiye tost ekmeklerini yerleştirin.

200 derecede ısıtılmış fırında 8-10 dakika kızartın.

İnce kıyılmış soğan ve maydanozla süsleyerek servis yapın.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

26/10/2007 - UN HELVASI

 

 

Ben niye şişmanım diye üzülüyorum sonra. Diyete başladığım günün akşamında pilav yiyorum, ertesi akşam makarna, öğlen anneme gidiyorum "anne canım tatlı istedi, un helvası yapsana" diyorum. Kendi yaptıklarım yetmezmiş gibi bir de annemi çalıştırıp besleniyorum. Sonra üzülüyorum ben niye şişmanım diye...

 

Un helvası, canım tatlı istediğinde annemin bana hemencecik yaptığı en sevdiğim tatlıdır. 3-5 tanesini çerez gibi yer yutarım. Sonrası biraz ağırlık çöker ama...:))))

 

İşte annemin tarifi, çok kolay, çok leziz...

Gelsin kilolar...

Fotoğraftaki kaktüslerin hikayesini de aşağıda anlatacağım(ne alaka der gibi bakıyorsun hala)

 

 

UN HELVASI

Malzemeler:

1 su bardağı un

125 gr. margarin

 

Şerbeti için:

1 su bardağı şeker

1 su bardağı su

2 damla limon suyu

 

Yapılışı:

Bir tencerede şerbet için su ve şeker kaynatılır, içine limon suyu damlatılır. Ilınmaya bırakılır.

 

Ayrı bir tencerede margarin eritilir hemen içine un ilave edilir. Kaşıkla unu eze eze un kavrulur. Unun rengi açık kahverengiye dönünce ılınmış şerbet azar azar una ilave edilir. Çok kısık ateşte şerbet çekene kadar un helvası karıştırılarak pişirilir. Şerbet çekince ateşten alınır, kapağı kapalı bir şekilde demlenmeye bırakılır. Un helvesı demlenip ılınınca kaşıkla porsiyonlara bölünerek servis tabağına alınır. Üzerlerine ceviz konur ve dilenirse tarçın serpilerek servis yapılır.

 

Afiyet olsun.

 

 

Bunu yiyip yiyip şişmanlaya durun gelelim kaktüslere...Kaktüslerden birini eşime hediye etmek üzere aldım. Niye mi? O da "canım sana kaktüs aldım" deyince zınk diye kalakaldı. Gene Banu'nun bir cinsliği ile karşı karşıyayım mooduna girmişti.

Ama niyetim son derece iyiydi. Okuduğum bir yazıya göre kaktüs radyasyonu azaltıyordu, ofiste bilgisayarının yanına koyması için almıştım. Bu  konuda henüz bilimsel bir kanıt olmamakla beraber ya tutarsa şeklinde bir önlemdi benim aldığım. Diğerleri de kaktüs seven anneme ufak bir hediyeydi...

İşte helvanın arkasındaki kaktüslerin hikayesi....

Sevgilerimle...

 

 

 

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/10/2007 - İSVEÇ USULÜ EKŞİ ELMALI PAY

 

Bu fotoğrafın kötülüğü kalitesizliği bir yana çektiğim TARTım süperdi. İsveç usulü ekşi elmalı pay tarifini yıllar önce bir dergiden kesmiştim. Yapmak en sonunda nasip oldu. Tarifin detaylı olmaması ve beni biraz tereddütte bırakması adrenalini artırdı ve fırından çıkacak şeyi merakla bekledim. Çıkan payın hamuru beni yerken mutlu mutlu ve mutlu etti. Hamur adeta benim çok sevdiğim un helvası tadını veriyordu, müthiş keyif verdi yemesi.

Tart kalıbının yağlanması ve karanfilin bütün mü, dövülerek mi konucağı konusunda detaylı bir bilgi verilmediği için tereddütler yaşadım. Sonunda kalıbı yağladım(yağlamasam daha iyiymiş) ve karanfilleri bütün koydum. Yerken ağza gelen karanfilleri çıkarmak gerekiyor, belki dövülmüş koymalı???Tarifi hemen paylaşayım.

İSVEÇ USULÜ ELMALI PAY

6 kişilik

Malzemeler:

4 adet ekşi elma

10 adet  karanfil

4 çorba kaşığı toz şeker

1 adet limon

Hamuru için:

100 gr. tereyağı

2 çorba kaşığı toz şeker

4 tepeleme çorba kaşığı un

 

Hazırlanışı:

Elmaları soyup, çekirdeklerini atıp, yarım ay şeklinde doğrayın. Tart kalıbına dizin(tart kalıbını yağlamaya gerek yok, hamurun yağı yeterli geliyor)

Limonun kabuğunu rendeleyin.

Elma dilimlerinin üzerine karanfil, toz şeker ve rendelenmiş limon kabuğu serpin.

Hamuru hazırlamak için tereyağı, şeker ve unu yoğurup birbirine yedirin.

Hamuru elmeların üzerine yerleştirin(hamur az gibi görünüp tüm elmaları kaplamıyor gibi görünse de siz incecik yayın. Hamur piştikçe kabarıp yayılıp tüm tart kalıbını kaplıyor)

İsveç usulü elmalı payı 200 derecede ısıtılmış fırında üzeri pembeleşinceye kadar pişirin.

 

Krem şanti veya kaymaklı dondurma ile servis yapabilirsiniz.

 

Bu karanfilli nefis payı tavsiye ederim. Afiyet olsun.

 

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Koşuşturma, telaş, yoğun program, uğraş,,severim. ama bu kadar telaş içinde kahvemi içip keyif de yaparım..siz de bu yoğunluk içinde boş oturamayıp cin ve de cins fikirler yaratanlardan mısınız..Öyleyse kahvenizi alın, hayatı yumuşatmak ve tatlandırmak için marinat görevi gören cin ve cins fikirleri paylaşmaya hoşgeldiniz. • Profilim
Ana Sayfa
Arşive göz at
Google

Cin-s- Kategorilerim

  • Alkollu alkolsuz cin-s- fikirler
  • Anne-Bebek cin-s- fikirler
  • Bebek Menu cin-s- fikirler
  • Borek cin-s- fikirler
  • Cesmede gezerken cin-s- fikirler
  • Corba cin-s- fikirler
  • Dekorasyon cin-s- fikirler
  • Deniz urunleri
  • Disarida cin-s- fikirler
  • Elisi cin-s- fikirler
  • Etli menu cin-s- fikirler
  • Kahvaltilik cin-s- fikirler
  • Meze- salata cin-s- fikirleri
  • Moda cin-s- fikirler
  • Ona ozel cin-s- suprizler
  • Pilav cin-s- fikirler
  • Sebzeli cin-s- fikirler
  • Soslu cin-s- fikirler
  • Tatli tuzlu cin-s- fikirler
  • Tavuklu cin-s- fikirler
  • <

    3sayilar