
Hala facebook'a üye olmadınız mı? Bu çılgınlığa hayır mı dediniz. Neler kaçırıyorsunuz neler...
Facebook'a sadece bir mail adresi ve alacağınız bir şifre ile üye oluyorsunuz. Hepsi bu. Adınız - Soyadınız ve fotoğrafınız(profil resmi) tüm Dünya tarafından görülüyor. Bu ne demek biliyor musunuz? İzini kaybettiğiniz herhangi bir dostunuzu, akrabanızı eğer üye olmuş ise facebook'ta bulabiliyorsunuz.
Ben onlarcasını buldum bile. En sevdiğim ilkolkul sıra arkadaşımı buldum. Yıllar bizi ayırmıştı, yeniden hiç kopmamışcasına yazışıyoruz, yakında buluşacağız. Ve daha bir sürü arkadaşımı buldum, kurslardan,okuldan, üniversiteden, apartmandan, mahalleden, kısaca her yerden...Birilerine zaman ayıramamış vefasız dostların işine de geldi bu, yazışmak kolay geldi onlara. Sevindiler haber aldıklarına böyle pratik bir yöntemle.
Albümümüzden bilinen bilinmeyen tüm fotoğrafları paylaşıyoruz. Yorumlar, eskileri anmak çok güzel. Ama bir de kıskanç eşler var ki, sormayın gitsin:))Bir grup fotoğrafında eşini gören arkadaşımızın karısı "ay bu fotoğraf yıllardır evde elime geçip durur, bir de burda karşıma çıktı" gibi yorum yazınca bazıları için facebook'un evdeki huzuru kaçırabileceğini görüyorsunuz:)

Yıllarca haber alamadığım bir çocukluk arkadaşımı buldum facebook'ta, bir kere yazıştık. Ama ben daha hiçbir adresini not almamışken o facebook'tan çıkıvermiş. Neden ki? İlgilenemedi sıkıldı ya da evdeki eş bazı şeylere kızdı!!!
Facebook arkadaş bulmanın yanı sıra onlarla iletişimi koparmamanız için devamlı yeni oyunlar aktiviteler hazırlıyor. Arkadaşlarına sevimli notlar ve hediyeler gönderebiliyorsun, onları ısırıp vampir oluyorsun, resimler, videolar gönderebiliyorsun, onları karşılaştıran testler yapıyorsun, yani devamlı onları hatırlıyor ve kendini unutturmuyorsun.
İşte facebook çılgınlığı. Bazen kafanı kaldıramıyorsun ve bıktım bu facebooktan diyorsun ama tam da o anda seni yeniden canlandıracak bir aktivite oluyor.
Eski çocukluk arkadaşlarımdan biri de şimdi evli ve çocuklu olduğu halde eski kız arkadaşını eklemiş arkadaş listesine, bak sen! Sürekli rahatsız edip uyarıyorum onu:)))

Evet işte facebook; kimi iyi amaçla kimi de kötü emellerine alet ederek kullanıyor. Kimi güzel vakit geçiriyor, kimi de vakit öldürttüğü bu saçma olayla ilgilenmek istemiyor, sadece 3 kere görüştüğü insanı arkadaş kabul edip fotoğraflarını değil hiçbir şeyi paylaşmak istemiyor. Tercih size kalmış.

Facebook aracılığıyla tekrar yazıştığım formasyon kursudan vefalı bir arkadaşım bana geldi, ben de ona bu poğaçayı hazırladım.
Bunlara FACEBOOK MAMALARI diyeceğim bundan sonra...
Bu "bayatlamayan poğaça" blogculardan bir çoğunun yaptığı bir poğaça. En son Ebrucuğum yapmıştı. Tarif için buraya tıklayın. Ben içine 3 çeşit peynir koydum; beyaz peynir, tatlı lor peyniri ve kimyonlu mozzarella. Biraz da maydanoz. Yuvarlak bezeleri el ayasında açıp içine malzemeyi koyup kapattım.
Fırından çıktığında müthişler, YUMUŞACIK VE LEZİZ, ertesi güne çok az bayatlıyorlar..
Afiyet olsun...
|